Türkiye Gökyüzünde Çağ Atlıyor: GÖKDOĞAN ve BOZDOĞAN Seri Üretime Geçiyor


Türkiye’nin yerli hava-hava füzeleri GÖKDOĞAN ve BOZDOĞAN, harp başlıklı son testleri başarıyla tamamlayarak seri üretime geçiyor. Jetlerimiz dışa bağımlılıktan kurtuluyor.

Türkiye, savunma sanayisinde tam bağımsızlık hedefine doğru dev bir adım daha atıyor. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen ilk hava-hava füzeleri GÖKDOĞAN ve BOZDOĞAN, gerçek harp başlıklarıyla gerçekleştirilen en son atış testlerinde hedeflerini tam isabetle vurarak doğrulama süreçlerini başarıyla tamamlıyor.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır tarafından duyurulan bu tarihi gelişme, füzelerin tasarım ve test aşamalarının bittiğini ve seri üretim süreçlerinin resmen başladığını müjdeliyor. Türk Hava Kuvvetleri’nin dışa bağımlılığını kritik bir alanda daha sonlandıracak olan bu füzeler, gökyüzündeki caydırıcılığımızı zirveye taşıyor.

  • Harp Başlıklı Tam İsabet: GÖKDOĞAN ve BOZDOĞAN füzeleri, gerçek imha gücüne sahip harp başlıklarıyla yapılan son test uçuşlarında hedeflerini kusursuz bir şekilde imha ediyor.

  • Seri Üretim Dönemi Başlıyor: Tasarım, geliştirme ve doğrulama süreçlerini başarıyla geride bırakan milli füzeler için seri üretim hatları devreye giriyor.

  • Tam Bağımsız Gökyüzü: TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen füzeler, F-16 ve milli muharip uçakların yabancı menşeili mühimmatlara olan bağımlılığına son veriyor.

GÖKDOĞAN ve BOZDOĞAN Nedir?

Milli Teknoloji Hamlesi’nin en kritik halkalarından biri olan Göktuğ projesi kapsamında geliştirilen GÖKDOĞAN ve BOZDOĞAN, modern hava savaşlarının en önemli unsurları arasında yer alıyor. Dünyada sadece sayılı ülkenin üretebildiği bu teknoloji, uçakların birbirini havada imha etmesini sağlıyor.

BOZDOĞAN: Görüş İçi Hava-Hava Füzesi

BOZDOĞAN, görüş içi (WVR – Within Visual Range) kategorisinde yer alan, kısa menzilli ve yüksek manevra kabiliyetine sahip bir füze olarak öne çıkıyor. Kızılötesi görüntüleyici arayıcı başlığı (IIR) sayesinde uçakların motor ısılarına kilitleniyor ve kaçılması neredeyse imkansız bir takip yeteneği sunuyor. Özellikle yakın hava çatışmalarında (it dalaşı) jetlerimizin en büyük kozu haline geliyor.

GÖKDOĞAN: Görüş Ötesi Hava-Hava Füzesi

GÖKDOĞAN ise görüş ötesi (BVR – Beyond Visual Range) füzeler sınıfında bulunuyor. Aktif radar arayıcı başlığı ile donatılan bu füze, pilotun gözle göremediği, çok uzak mesafelerdeki düşman hedeflerini tespit edip imha edebiliyor. Veri bağı (data-link) teknolojisi sayesinde fırlatıldıktan sonra bile uçaktan güncel hedef bilgisi alabilen GÖKDOĞAN, modern hava savunmasının temel direklerinden birini oluşturuyor.

GÖKDOĞAN ve BOZDOĞAN

“Bu Sadece Bir Test Değil, Kararlılığımızın Göstergesi”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, sosyal medya hesabı üzerinden paylaştığı özel bir video kliple bu büyük başarıyı tüm dünyaya ilan ediyor. Test anlarına ve füzelerin teknik detaylarına yer verilen videoyu değerlendiren Bakan Kacır, projenin askeri bir başarı olmanın çok ötesinde anlamlar taşıdığını vurguluyor.

Bakan Kacır, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer veriyor:

“Milli hava-hava füzelerimiz harp başlıklı atış testlerini başarıyla tamamlayarak doğrulama sürecini geride bıraktı. Bu sadece bir test değil, gökyüzündeki caydırıcılığımızın, mühendisliğimizin ve kararlılığımızın somut bir göstergesi.”

Projenin arkasındaki dev mühendislik kadrosuna da teşekkür eden Bakan Kacır, TÜBİTAK SAGE mühendis ve teknisyenleri başta olmak üzere, projede emeği geçen tüm paydaşları yürekten kutladığını belirtiyor.

Türk Havacılığında Yeni Bir Çağ

GÖKDOĞAN ve BOZDOĞAN’ın envantere girmesi ve seri üretime geçmesi, Türkiye’nin savunma stratejilerinde köklü bir değişime işaret ediyor. Bugüne kadar Amerika Birleşik Devletleri menşeili AIM-9 Sidewinder ve AIM-120 AMRAAM füzelerine bağımlı olan F-16 jetlerimiz, artık tamamen yerli mühimmatlarla donatılma imkanına kavuşuyor.

Bu hamle, sadece mevcut uçaklarımızın güvenliğini sağlamakla kalmıyor; aynı zamanda başta KAAN (Milli Muharip Uçak) ve HÜRJET olmak üzere, ANKA-3, KIZILELMA gibi insansız savaş uçaklarımızın da ana silah sistemlerini yerlileştiriyor. Kritik ambargoların ve gizli kısıtlamaların uygulandığı günümüz dünyasında, Türkiye kendi gök kubbesini tamamen kendi mühendisliğiyle koruma noktasına ulaşıyor.



Haber Kaynak Linki

Related Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir