Geleceğin otomobilleri olarak lanse edilen elektrikli araçlarda (EV), şık ve fütüristik tasarım detaylarının nasıl ölümcül güvenlik zafiyetlerine dönüşebileceği bir kez daha kanıtlandı. Çin’in Chengdu kentinde yaşanan ve 31 yaşındaki bir sürücünün feci şekilde hayatını kaybettiği Xiaomi SU7 kazasına dair resmi soruşturma sonuçları ve adli tıp raporları çarpıcı gerçekleri gün yüzüne çıkardı.
Çinli ekonomi dergisi Caixin’in ulaştığı detaylı raporlar, sadece bir trafik kazasını değil, otomotiv endüstrisinin tasarım felsefesini temelden sarsacak bir teknolojik iflası belgeliyor.
Saniyeler İçinde Gelen Felaket ve İnanılmaz Hız
Olay, 13 Ekim 2025 tarihinde sabaha karşı saat 03:16 sularında Chengdu’daki Tianfu Avenue South üzerinde meydana geldi. Rapora göre, Deng soyadlı 31 yaşındaki sürücünün kaza anında alkollü olduğu tespit edildi.
Ancak asıl tüyler ürpertici detaylar, kazanın telemetri verilerinde saklıydı. Sichuan Huaxi Ulaşım Adli Değerlendirme Merkezi’nin verilerine göre, çarpışmadan sadece üç saniye önce aracın hızı saatte 203 kilometreye ulaşmıştı. Öndeki araca çarptığı anda 167 km/s hıza düşen otomobil, orta refüjü aştığında ise hala 138 km/s hızla seyrediyordu. Kontrolden çıkan yüksek performanslı araç, çarpışmanın şiddetiyle alev topuna döndü.

Şık Ama Ölümcül: Elektrikli Kapı Kolları Neden Açılmadı?
Otomotiv dünyasında giderek popülerleşen ve aracın gövdesine pürüzsüzce gizlenen elektrikli dış kapı kolları, bu kazada sürücünün adeta ölüm fermanı oldu. Rapordaki en endişe verici bulguya göre, şiddetli çarpışma Xiaomi aracın düşük voltajlı (12V) sistemini ve elektronik kapı kilitlerini besleyen batarya devresini tamamen kesti. Güç kesildiği için dış kapı açma düğmeleri çalışmadı ve devre dışı kaldı. Daha da kötüsü, dışarıdan acil durumlarda kullanılabilecek bağımsız bir mekanik kapı kolu bulunmuyordu.
Olay yerine saniyeler içinde koşan görgü tanıkları korkunç bir çaresizlik yaşadı. Yuan isimli bir görgü tanığının aktardığına göre, araç kazadan sonraki beş dakika içinde tam üç kez art arda alev aldı. Çevredeki insanlar sürücüyü kurtarmak için kapıları dışarıdan zorladı; hatta içlerinden biri kapıyı zorla çekmeye çalışırken geriye savruldu. Bir başka kişi camı kırarak içerideki kapı koluna ulaşmaya çalıştı ancak sonuç nafileydi. Çünkü Xiaomi SU7’nin acil durum mekanik kapı kolu, kapı panelinin alt kısmındaki bir eşya gözünün içine konumlandırılmıştı. Dışarıdan birinin bu kola ulaşabilmesi için kolunu kırık camdan tamamen içeri uzatması gerekiyordu ki, alt kısımdan gelen boğuk patlama sesleri, alevler ve yoğun duman altında bu fiziken imkansızdı. Sürücü, ancak itfaiyenin araç gövdesini elektrikli testerelerle kesmesiyle çıkarılabildi.
Tasarım Uğruna Güvenlik İhmali
Bu acı olay, Xiaomi’nin elektrikli araç serüveninde yaşadığı ilk trajedi değil. 2025 yılı içerisinde markanın karıştığı üçüncü yangınlı kaza olarak kayıtlara geçen Chengdu olayı, akıllara Mart 2025’te Anhui eyaletinin Tongling kentinde yaşanan diğer bir Xiaomi SU7 kazasını getirdi. Olayda üç kişi hayatını kaybetmiş ve yine çarpışma sonrası kapıların kilitli kalıp açılamaması otomotiv dünyasında büyük bir tartışmanın fitilini ateşlemişti.
Devlet Müdahalesi ve Sektöre Yönelik Yeni Yaptırımlar
Yaşanan bu peş peşe felaketler ve halkın artan tepkisi üzerine, Çin Sanayi ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı (MIIT) standartları baştan yazdı. Ocak 2026’da onaylanan yeni ve katı güvenlik düzenlemelerine göre, artık tüm yeni araçlarda batarya arızası veya termal kaçak durumunda dahi hem içeriden hem de dışarıdan sorunsuz çalışabilecek, dışarıda elle kavranabilecek bir girintiye sahip mekanik kapı kolları bulunması zorunlu hale getirildi. Otomobil üreticilerine yeni piyasaya sürülecek modeller için 2027’ye, mevcut modellerin tasarımlarını değiştirmeleri için ise 2029’a kadar süre tanındı. Xiaomi yetkilileri, ilk nesil SU7’nin üretiminin sonlandırıldığını ve 2026’da çıkacak yeni versiyonların bu ulusal standartlara tam uyumlu olacağını açıkladı.
Hukuk Mücadelesi: “Sürücü Hatalı Olsa da Araç Güvenli Olmalı”
Resmi polis raporu, aşırı hız ve alkol nedeniyle kazanın tüm sorumluluğunu ölen sürücüye yüklemiş durumda. Ancak kurbanın ailesinin avukatı çok kritik ve emsal teşkil edebilecek bir itirazda bulunuyor. Avukatlar, “Sürücü kazaya sebebiyet vermiş olabilir, ancak bu durum, aracın kaza sonrası yolcunun tahliyesini engelleyen ölümcül tasarım hatasını aklamaz” diyerek kazanın asıl nedeni ile çarpışma sonrası güvenlik sistemlerinin iflasının birbirinden bağımsız değerlendirilmesini savunuyor. Aile ayrıca, sürücünün son anlarındaki olası panik durumunu aydınlatmak adına, kazadan hemen önce fren sisteminde veya direksiyon hakimiyetinde teknolojik bir anormallik yaşanıp yaşanmadığının da derinlemesine soruşturulmasını talep ediyor.
Teknoloji ve otomotiv dünyasının tam kesişim noktasında duran bu kaza, “inovasyon” ve “estetik” kaygısının, insan hayatından ve temel güvenlik standartlarından daha değerli olamayacağını tarihe acı bir şekilde not düşüyor.





